Üye Girişi Üye Ol
Favori Lezzetler
MEKANLAR YAZARLAR CHEFLER & BLOGGERLAR HABERLER

Chef Yusuf Dursun

Bir Dilim Ekmek!
10 Ağustos 2019 Cumartesi

Ekmek; un, su, tuz ve maya ile hazırlanıp hamurun fırında pişirilmesiyle yapılır. Maya ekmeğin içinde karbonik asitle alkol hasıl ederek ekmeğin kabarmasını sağlar. Mayasız ekmeklerin sindirimi mayalılardan daha zordur. Fırında pişen ekmeklerin üstünde bir kabuk meydana gelir. Ekmeğin kızarmış bölümü olan kabuğun rengi de ekmeğin yapıldığı unun cinsine göre değişir. Ekmek; tahıl unlarından, çoğunlukla buğday, çavdar unlarından yapılır. Unların bileşiminde bulunan en önemli madde nişastadır. Bir de, gluten denilen azotlu bir madde vardır. Ekmek, kepeği tamamen ayrılmış buğday unundan yapılırsa, bembeyaz olur; buna francala deriz. Francala, esmer ekmekten daha besleyicidir; buna karşılık, kepeksiz olduğu için vitamin bakımından fakirdir.
Ekmek denilince bizim aklımıza buğday ununundan  yapılan ekmek gelirse de dünyanın her yerinde ekmek buğdaydan yapılmaz ve pişirilme şekilleri değişiktir. Mesela Anadolu'nun bir çok yerinde olduğu gibi Meksika'da ve çeşitli Güney Amerika şehirlerinde mısırdan ekmek yapılır. İskoçya'da halkın çoğu yulaf arpa unundan yapılan ekmekleri tercih eder. Çin'de japonya'da pirinç halkın başlıca besini  teşkil ettiği için ekmeklerde pirinc  unundan yapılır.
Ekmek insalar için ucuz elde edilen önemli bir besin. Ekmeğin tarihi çok eskidir. Kuvvetli bir enerji kaynağı olduğu halde besinlerin çoğunun aksine ucuza elde edilmesi tarihin ilk çağlarından beri insanların ekmeğe rağbet göstermelerine yol açmıştır. 
M.ö.3500 yıllarda Mısır'ın Tep şehrinde ekmek yapıldığı ele geçen kabartma resimleri, bazılarında görülen ekmek yapmaya yarayan aletlereden anlaşılmaktadır. Ayrıca M. Ö. 4000 yıllarındanda İsviçre'nin Göller Bölgesinde yaşayan kavimlerin ekmek yaptıkları öğrenilmiştir.
İncilde mayalı, mayasız ekmekten bahsedilmesi ekmeğin tarihinin bir hayli eski olduğunu göstermeye yeter de artar. Ancak eski çağlarda yapılan ekmeklerin bugün ki ekmeklerden bir hayli farkılı olduğu anlaşılmaktadır. O çağlarda hamur kızgın taşlar üzerine yayılır, üstü külle örtülür, böylece hamur kendi kendine pişerdi. Mısırlılarda ekmek yapmak başlı başına  bir sanat hâline gelmişti. Beyaz undan yapılan küçük francalalar bugünkü  ekmekle boy ölçüşecek  kadar güzeldi. Eski Yunanlılar da Romalılar gibi ekmek yapmasını Mısırlılardan öğrenmişlerdir.
Halkın ekmek ihtiyacını karşılamak üzere büyük şehirlerde fırınlar açılmış, orta çağda derebeyler köylerin ortasında tuğladan fırınlarda ekmek yaptırıp ekmek ihtiyacını böylece karşılamıştır.

Ucuz bir besin olmasına rağmen ekmeğin sağlanması her zaman kolay olmamıştır. Tarihin karanlık devirlerinde insanlar ekmeklerini çoğu kez kendileri yapmak zorunda kalmıştır. Ancak 20 y.y.' ın başından itibaren insaların ekmek sorunu kısmen halledilmiştir. Ekmeğin pek yaygın bir besin oluşu bir çok şehirde ekmek yapımı ile ilgili kanunların çıkmasının yol açmıştır. Savaş yıllarında  ilk akla gelen şey halkın ekmeğine sağlamak meselesi olmuştur.
İnsanlar bir dilim ekmeğe muhtaç olduğu halde ülkemizde korkunç ekmek israfı devam etmektedir. Evlerde, lokantalarda, otellerde ekmek tüketilen her yerde atılmış gördüğüm o ekmek parçalarının kaç başak buğdaydan meydana geldigini düşünürken, sanki bir tarlada yalın ayak olduğumu ve anızların ayağıma battığını hissediyorum. İşte yaşam içinde pek çok zorluklarla sahip olduğumuz ekmeğin israfının azaltıp buna engel olmamız lazım. Çalıştığımız yerlerde eski ekmekleri Galeta unu yapıp bunu değerlendirebiliriz. Çorbalarda, köftelerde, tatlıda yaptığımız çoğu üründe kullanıp hem israfı hemde maliyeti azaltabiliriz.

İslam dininde ekmeğin önemi 

Islam dinine göre ekmek nimetler içinde en büyüğüdür. Bu inançtan dolayı yere düşen bir parça ekmek hemen yerden alınıp başa konulur, yani büyük bir saygı gösterilir. Çünkü ekmek israfı kesinlikle yasaklanmıştır ve evde ekmeğin devamlı bulunması bereket sayılır.
Mevlana’dan öğütler Ekmeğin zevkini, ancak aç kimse bilir; tok olan, o zevki, hiç bilmez! Ekmekçi dükkanındaki ekmeklerden dükkanın ne haberi vardır? Ekmekçi aç olsaydı, ekmeği hiç satmazdı; seher rüzgârı gülün kıymetini bilseydi, onu saçıp dökmezdi!
Ekmeğin önemi atasözlerimize, türkülerimize, deyişlerimize yansımıştır. Mesela, ‘ekmek aslanın ağzında’, ‘ekmek elden, su gölden’, ‘ekmek uğruna, ekmek kavgası’ deriz. Hatta kızılan birine beddua ederken ‘ekmek atlı, sen yaya olasın’ denir.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
MEKANLAR
YAZARLAR
FAVORİ LEZZETLER GAZETESİ
FACEBOOK'TA FAVORİ LEZZETLER
CHEFLER
BLOGGERLAR
TWITTER'DA FAVORİ LEZZETLER
Favori Lezzetler • Hakkımızda • Künye • Reklam • İletişim
HABERLER
• Etkinlik • Gezi&Seyahat • Avm • Favori Oteller • Kahvaltı Mekanları • Steakhouse • Favori Mekanlar • Eğitim
MEKANLAR
• Türk Mutfağı • Steakhouse • Belçika • Pizzacılar • Mantıcılar • Çay Bahçesi • Dondurmacı • Fırın
CHEFLER
• Chef Serkan Ayyıldız • Chef Mete Aydınoğlu • Chef Meltem Karakuş • Chef Murat Konu • Chef Cahit Akbaş • Chef Hüseyin Kocabey • Chef Sadık Aybaş • Chef Emrah Kaya
YAZARLAR
• Gülhayat Akkılıç / Lezzet Gezgini • Dr. Eyyüb Yılmaz / Tıbbi Beslenme Danışmanı • Nilay Zeytuncu / Mekan Yazarı • Chef Yeşim Kaya / Yazar • Lale Zeynep Süsal / Mekan Yazarı • Ayça Lymos / Mekan Yazarı • Sera Yıldız / Mekan Yazarı • Resul Bulat / Mekan Yazarı