Üye Girişi Üye Ol
Favori Lezzetler
MEKANLAR YAZARLAR CHEFLER & BLOGGERLAR HABERLER
http://gurmefestistanbul.com/

Abdullah Bozgeyik / Yazar

Yeme alışkanlığınız ve firmanız
26 Mart 2018 Pazartesi

Sanırım çoğumuz sağlığımıza dikkat ederiz, en azından dikkat ettiğimizi sanırız. Acaba bu gerçekten böyle mi? İşte bu bakış açısıyla başlık kapsamında bazı notları sizlerle paylaşmak isterim. Lütfen dikkat bu içerik ne salt yemek ne de sadece sağlığınızla ilgili. Çünkü ne bir doktor yaklaşımı, ne şehir efsanesi, ne salt kulaktan dolma bilgi, ne de öylesine bir başlık olsun istemedim. Bu konuda o kadar çok ahkâm kesen, bilgisini bizimle paylaşmaya can atan kişi ve uzman var ki… onlardan biri gibi algılanmak istemedim. Yani bu yazıda özel notlar, eksersizler, diyet listeleri falan yok. Ben konuya biraz farklı yaklaşacağım. Çünkü bu yazı aslında bir işletme, yönetim yazısı bile sayılabilir bir bakıma… nasılsa sona doğru bunu fark edeceksiniz.  İsterseniz bu detayları şimdilik bir kenara bırakalım. Bilindiği üzere yeme alışkanlığımız ilk temelleri aile içinde atılır. Kısaca ilk deneyim görerek taklit etme ve öğretilme yolu iledir. Ne yazık ki çoğu abartılmakta veya sonuçların farkında olunmamaktadır.

“Babası oğlumuz bugün yemeğini kendisi yedi”

  • “Kaşığını şöyle çatalını ve bıçağını böyle tutacaksın. Sofra kuralları öğrenmen gerek.”
  • “Evladım arkandan atlı mı geliyor? Yavaş iç çorbanı”
  • “Yavrum, çorba içtiğin aynı kaşıkla pilavını da yeme, olur mu?”
  • “Çocuklar yemek yerken ağzınızdan ses çıkmasın, şapırdatmayın, ayıp olur”
  • “Kızım önüne konulanı silip süpürme sanki kıtlıktan çıkmış gibi..”
  • “Çocuğum yemek yemeden sağlıklı beslenmeden yaşayamazsın.”
  • “Yemekleri, yiyecekleri ne kadar iyi çiğneyerek yersen o kadar iyi olur.”

Bu kapsamda örnekleri çoğaltmak mümkün ama kısaca bu ve benzeri cümleleri çocuklar duyarak büyürler. Sonuçta ise bir çeşit yeme alışkanlığı geliştirirler. Bu alışkanlıkta aile, gelir düzeyi, bulunulan çevre, şehir, bölge ve içinde yaşanan kültür şekillendiricidir. Yeme alışkanlığınızın nezaket ve görgü kuralları kapsamında sizi bazen zor durumda bırakacağı ya da yine sizi ayırt edici hale getirdiği anlar da olabilir. Ben bu aşamada işin daha çok sağlık detayına vurgu yapmayı yeğledim. Gerçekten yeme alışkanlığı çok önemli çünkü “Nasıl yersen öyle yaşarsın” demek sanırım fazla abartı olmayacaktır.

 

Yeme alışkanlığı sadece yeme tarzınızı değil daha çok neler yediğinizi de kapsar aslında.. Yeme alışkanlığını oluşturan yeme tarzınız; çok hızlı, normal veya çok yavaş olabilir. Öte yandan ağırlıklı olarak neler yediğiniz ise vücudunuza neler verdiğiniz örneğin tek tip besin veya abur cubur ve onun size neler verdiği yani göbek, kalp, şeker, tansiyon, kolesterol ile ilgilidir. Bu ne kontrolü kaybetmemiz ne de salt sebze ile beslenmemiz anlamına geliyor. Tüm olumsuzlukları yapan örneğin çok hızlı yiyen, önüne konulandan sonra buzdolabından da sürekli aşıran, siz bir tatlıda dururken o bir tabak dolusu karışık tatlı tüketen, siz bir porsiyonla doyarken o 2 porsiyon tüketip gözü ile masayı ve açık büfeyi kolaçan eden, en kötüsü ise siz göbek ve hazım sorunlarından söz ederken o ya oldukça zayıf veya kiloları ile tam barışık biri olabilir.. Unutmayın herkesin metabolizması aynı değildir. Ayrıca siz yediğinizi hazmedemezken diğer sürekli enerji harcıyor olabilir. Yaşınıza ve yaşam tarzınıza bağlı olarak yeme alışkanlığınızın size gençken göbek olarak dönmeyip ilerleyen yaşlarda ise dengelemek için kısmi öğün atlamanın, tam doymadan yemekten kalkmanın, çok iyi çiğnemenin ve düzenli sporun neden gerekli olduğunu sanırım biliyorsunuz.

 

Sonuç olarak vücudumuz bir çeşit makine veya firmamız olarak düşünmek mümkün. Bu düşünceyle “Yeme alışkanlığımızın önemi” kendiliğinden belirginleşir.

  • Firma = İnsan yani “siz”
  • Yedikleriniz yani tükettikleriniz = Firma giderleri
  • Kullandığınız ve Ürettikleriniz yani yaşam enerjiniz ve sağlığınız = Firma varlığınız
  • Mutlak yönetici beyniniz, eliniz ve ağzınız yani siz= Siz A.Ş.
  • Tutkularınız ve zaaflarınız = Yersiz harcamalar ve aşırı kaçmalar yani bütçe açıkları ve iflas
  • İsterseniz sağlık ve firma ilişkisine de bakalım. Firmalar girişimciler ve kurucu tarafından eğer doğru strateji ile kurulur ve yönetilirse, yönetimsel olarak doğru adımlar atarlarsa başarılı olunur. Sağlıklı olmayan yöntemler ve yaklaşımlar tıpkı sağlığımızda açtığı sorunlar gibi firmamız ve girişimimiz için de sorunlar açar. Firmamızın sağlığını da danışmanlar, mali müşavirler ve üst düzey yönetim korur. Rakipler zaten başarısız olmamamız için ellerinden geleni yaparlar.

Şir­ket­ler­de be­yin kri­zi­nin di­rek ve­ya do­lay­lı ne­den­le­ri:

  • Kalp kri­zi (Kay­be­di­len bir i­ha­le, ra­ki­bin a­ni a­ta­ğı, bir­leş­me­si, si­zi sek­tör­den si­le­cek ye­ni ü­rün ve hiz­me­ti)
  • Hi­per-tan­si­yon (Sü­rek­li yük­sek tem­po)
  • Stres (de­ği­şim­ler, ve bu de­ği­şim­ler­den ya­rar­la­na­ma­ma, par­ça­sı o­la­ma­ma)
  • Kol­es­terol yük­sek­li­ği (İç­sel et­ki­le­rin za­rar dü­ze­yin­de faz­la­lı­ğı)
  • Be­yin da­mar has­ta­lı­ğı (Üst ka­de­me i­le yö­ne­ti­len­ler a­ra­sın­da i­le­ti­şim­siz­lik)
  • Duy­gu­sal dü­zen­siz­lik, kar­ma­şa, çö­küş (Ne o­la­ca­ğı kay­gı­sı, Gü­ven­siz­lik)
  • Be­yin ö­lü­mü
  •  

Ne Yap­ma­lı­yız?

Check-up yap­tır­ma­lı; mü­da­ha­le e­ki­bi o­lan, tam teç­hi­zat­lı, yo­ğun ba­kım ü­ni­te­li sağ­lık ku­ru­lu­şu­na git­me­li, te­da­vi­ye uy­ma­lı ve ya­şa­dı­ğı­mız kri­zi ken­di­mi­zi bas­kı al­tın­da tut­ma­dan ha­ya­tı­mı­zın ger­çe­ği o­la­rak ka­bul et­me­li ve ge­rek­li ön­lem­le­ri al­ma­lı­yız. Çö­zü­mün an­lık de­ğil bir sü­reç­le müm­kün o­la­ca­ğı­nı bil­me­li­yiz. Ge­çi­ci te­da­vi­ye yö­ne­lip ke­sin te­da­vi­den u­zak­laş­ma ha­ta­sı­na düş­me­me­li­yiz.

Siz en iyisi “İnan ne yesem yarıyor. Su içsem kilo alıyorum..” veya “O kadar diyet yapıyorum. Göbeğim hala aynı” demeyin de yeme ve tüketim alışkanlığınızı bir gözden geçirin olur mu?

Çünkü olmanız gereken aşamadan farklı bir yerdeyseniz.. acaba yöntemleriniz yanlış olabilir mi? Yanlış danışmanlık alıyor hatta danışman ve yöneticilerden yeterince yararlanamıyor olabilir misiniz? Acaba tek kişilik gösteri mi yapıyorsunuz? Kısaca yeme alışkanlığınızda ve firmanızı, girişiminizi yönetirken acaba ne hatalar yapıyorsunuz?

İsterseniz bir kez de bu yazıyı firmanız veya girişiminizin başarısı için tekrar okuyun, doğal olarak bazı kelimeleri Yemek- Firma- Girişim değiştirin ki firmanız veya girişiminiz için de anlamlı olsun. Sonuç olarak önerim içerikten hem sağlığınız hem firmanız hem de girişiminiz için aynı şekilde yararlanmaya çalışmanız olacaktır.

Sağlıklı bir yaşam ve başarılar diliyorum.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
MEKANLAR
YAZARLAR
FACEBOOK'TA FAVORİ LEZZETLER
CHEFLER
BLOGGERLAR
TWITTER'DA FAVORİ LEZZETLER
Favori Lezzetler • Hakkımızda • Künye • Reklam • İletişim
HABERLER
• Etkinlik • Avm • Favori Oteller • Kahvaltı Mekanları • Steakhouse • Favori Mekanlar • Eğitim • Vitrin
MEKANLAR
• Türk Mutfağı • Steakhouse • Belçika • Pizzacılar • Mantıcılar • Çay Bahçesi • Dondurmacı • Fırın
CHEFLER
• Chef Mehmet Kudat • Chef Tuğba Yener • Chef Arzu Öztürk • Chef Yılmaz Almaz • Chef Duygu Karaman • Chef Cangül Dağlaraşar • Chef Kumsal Keskinel • Chef Selen İlhan
YAZARLAR
• Ceyhun Kizen / Mekan Yazarı • Mehmet Duran / Mekan Yazarı @mekanchef • Kumsal Keskinel / Mekan Yazarı • Abdullah Bozgeyik / Yazar • Pelin Yüksel / Diyetisyen • Eylem Çelik / Mekan Yazarı • Julide Eren / Mekan Yazarı • Ayşe Yaşın / Lezzet Gezgini