Üye Girişi Üye Ol
Favori Lezzetler
MEKANLAR YAZARLAR CHEFLER & BLOGGERLAR HABERLER

Abdullah Bozgeyik / Yazar

Yemeğin Yolculuğu, Yemek Kültürü, Girişimcilik, İşletmecilik Ve Yatırımcılık
28 Mayıs 2018 Pazartesi

Bilindiği üzere Türk mutfağı dünyanın en önemli mutfaklarından biridir. Çin, Fransız, Osmanlı ilk aklımıza gelenler. Bazılarını sıralayacak olursak; İtalyan, Pakistan, Yunanistan, Filipinler, Tayland, Japonya, Hindistan, İspanyol, Meksika….. ve İsveç mutfağı sayılabilir.

"Mutfak" kelimesi Arapça "matbah"tan dilimize geçip yaygınlaşmadan önce mutfak yerine "aş ocağı, aşlık, aş evi, aş taamı" kelimelerini kullanırmış. Bizler için en önemli tat hep annemizin mutfağında alıştığımız lezzettir malum. Alışageldiğimiz lezzetleri ararız hep. Gezdiğimiz yerler ve ülkelerde de bazı tanıdık yemeklerle karşılaşırız.  Ne yazık ki bazı yanlış anlaşılmalardan başlayarak “Yunanlılar bizim her yemeğimizi çalıyor, adını değiştiriyor yaklaşımı tek başına doğru değil. Baklavanın alt kimliği, üst kimliği, Orta doğu, Orta Asya, Bizans, Yunanlılar, Bulgarlar, Ermeniler, Yahudiler, Araplar da bizim gibi sahip çıkarlar Baklavaya. Bu durumda durum konuyu bir daha düşünmek yararlı olacaktır. Çünkü “Cacık kimin Baklava kimin ?” tartışması da çok anlamlı değil.  Bu tartışma bizi yoğurt ve daha nice ortak kelimeye götürür. Sadece yemekler değil kullandığımız çoğu kelime de başka dillerden gelmiş ve aynı şekilde dilimizden gitmiş olabilir.

Söz konusu kelimelerin kökenlerine, ilk defa nasıl kullanıldığına bakınca ilk verileri görürüz. Bir sonraki detay ise aynı gibi görünen bazılarının aslında farklı olduğu, isim benzerliği veya aynı isim olsa bile iki ürün karşılaştırıldığında ürünlerin görüntü veya lezzet olarak benzediği ama tıpa tıp aynı olmadığı detayı da karşımıza çıkar. Burada içerik, yoğunluk, tat ve sunum da ayrılıklar dikkatimizi çeker. Konuya biraz daha faklı çerçeveden bakınca çoğu ortak ürünün, yemeğin, içeceğin, tatlının aslında ülkeler arasındaki yüzyıllardır ortak kültüre dayandığını görürüz. Bu ürünlerin ülkelerin kendi mutfağında farklılaştığını, hatta yöresel farklılıkların dahi olduğunu, zamana bağlı olarak sürekli değiştiğini fark ederiz.  Belki da daha alt detayda söz konusu ürünlerin kişinin, toplumun damak zevkine ve yeme alışkanlığına, gelir düzeyine vb birçok detaya bağlı olarak aynı gibi görünse de tadı, görüntüsü, lezzeti bazı özellikleri bile değişmiş olabilir. Her gördüğünüz sizin bildiğiniz Elvis, pardon Baklava, kebap, köfte değil kısaca. Bazıları benzer, bazıları taklittir. Bazıları da içerik olarak farklıdır. Tuz yerine şeker, et yerine ot kullanılmış olabilir. Ürünün tohumunun nasıl olduğu ve yetiştirildiği, GDO, katkı maddesi olup olmadığı, doğal veya organik ürün olması artık önemli.  Belirli ürünlerde artık coğrafi işaret öne çıkıyor.

Bu arada unutmadan İsveç köftesinin Türk kökenli olduğu ile ilgili; “İsveç köfteleri aslında Kral 12. Karl'ın Türkiye'den eve getirdiği tarife dayanıyor. Gerçeklere bağlı kalalım” şeklinde bir Twitter mesajı vardı. Bu konu da muhtelif mecralarda haber oldu. Yemekler ile ilgili çoğu şeyi bildiğimizi düşünürüz ama ne yazık ki bazı bölgelerimizin, yörelerimizin yemeklerinin değil tatlarını, ne yazık ki adlarını dahi bilmeyiz.  Örneğin: göleviz, bişme, ülübü piyazı, heyire ,maş, cızlama, akıtma, dolaz, ovmaç, göce, heleş, kak, bulgurca  ve yahni deyince son iki örnek tanıdık geldi sanırım. Sizi daha fazla yormayayım bu saydıklarım Antalya mutfağından idi. Detaylarına Antalya İl Kültür ve Turizm müdürlüğü sitesinden yemek kültürü sayfasından bakabilirsiniz. Biraz araştırma yapmak yanında yeme içme kültürü konularındaki kitaplardan da yararlanmak yerinde olacaktır. Oysa Antalya görmediğiniz bir il değil ama konuya sadece turizm, pardon deniz, kum ve güneş olarak bakınca yemek ve kültür dikkatimizden kaçabiliyor. Aynı detay Bodrum ve daha nice yer için geçerli. Bu aşamada bir de Ramazan ayındaki yeme içme kültürü diğer aylardan daha farklıdır detayını söylesem siz belki değil ama yabancı işletmeciler şaşıracaktır. Çünkü ramazan bizler açısından dini etkileşimden dolayı farklıdır. Ramazan salt aç kalmak veya pide, güllaç değildir. Aç olanın halinden anlamak, paylaşmak demektir.

Yeme-içme birlikte kullanılır ama bunlar da tek başına cazibe oluşturmayabilir. Bu nedenle bu ikiliye, turizm, kültür, sanat, eğitim, eğlence vb detaylar daha ekleniyor başarılı örnekler ve projelerde.  Bu aşamada eğer sadece yeme-içmeye düşkün biri veya kısmen işiniz olarak gurme değilseniz… yani bir girişimciyseniz çok daha fazla detayı bilmeye ihtiyacınız olacak. Öncelikle işletme nedir, nasıl yönetilir, nasıl ekip kurulur, sunum, süreklilik neden önemli, nasıl fark oluşturulabilir, müşteri bizi neden seçsin, ucuz etin yahnisi yavan olur biliyoruz da, mekan açmak bu kadar pahalı mı aslında, kimden nasıl destek alabiliriz, bu maliyetleri nasıl karşılayacağız? kapsamında düşünmeye başladığınızda da karşınıza önce muhtelif kamu ve özel kuruluşlar sonra da yatırımcılar çıkar.

Tebrikler artık işletmeci olmak üzeresiniz. Lütfen dikkat bir yer mekan, restoran, işletme açmanız işletmeci olabileceğiniz anlamına gelmiyor. Sadece bu yönde bir girişimde bulunduğunuzu gösteriyor bu eyleminiz. Başarılı olduğunuzda artık işletmeci olursunuz bunu unutmayın. İşletmeci olarak kalmak ise size belirli ölçüde başarı sağlar. Unutmayın bu uzun bir yolculuk çünkü başarılı olmak ve başarıyı sürdürmek çok önemlidir. Teknik hatalar yaparsanız her an başarısız olabilir hatta iflas edebilirsiniz. Yapacağınız hatalardan dolayı yatırımcı bulamayabilirsiniz. Belirli bir dönem başarılı olduğunuzu düşünüp siz de birikimlerinizi yeni bir alana yatırarak yatırımcı dahi olabilirsiniz ama konuyu büyük pencereden göremezseniz zaten onu da batırırsınız. Durun hemen kızmayın ve şimdiye kadar batan nice işletme ve yatırımcı örneklerine bir göz atın öncelikle. Lütfen dikkat bu notlar sizin teknik hata yapmamanız için paylaşılıyor.

Teknik hatalar kısaca; Gerçek talebin, değişimin farkında olmamak, ekibi, takımı ve en kötüsü de müşteriyi dikkate almamak, sadece rakipleri takip etmek, başkalarının yaptığını şekli olarak taklit etmek, mış gibi yapmak, gelişmelerden, teknolojiden yararlanmamak, trendlere sırt çevirmek, gelişmemek, danışmanlık almamak, reklam ve tanıtımı ihmal etmek son olarak da kendine tam olarak güvenmemek olarak ilk aklıma gelenler.

Büyük pencereden bakmak konusunda da kısaca Girişimcilik, Müşteri ilişkileri yönetimi, Kriz yönetimi, Satış, Pazarlama, Teknoloji, Örnek alma, yönetim vb… kelime ve ifadelere bakmanızı hatırlatmak isterim.

Yemeğin yolculuğu yemek kültürümüzü oluşturur. İlk insandan Orta Asya, oradan Anadolu yolculuğu diyerek konuyu bu aşamada bırakmak isterim. Çünkü sonrası ancak sizin gezdiğiniz yerler ve farkında olduğunuz kültürlerle ilgili mesajlar verir size. Eğer daha fazlasını duymak, okumak isterseniz lütfen bu konulardaki yazılar, dergiler, programlar ve yazılarımı takip ediniz. Keyifli okumalar dilerim.

Girişiminiz ve çalışmalarınızda başarılar dilerim. 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
MEKANLAR
YAZARLAR
FACEBOOK'TA FAVORİ LEZZETLER
CHEFLER
BLOGGERLAR
TWITTER'DA FAVORİ LEZZETLER
Favori Lezzetler • Hakkımızda • Künye • Reklam • İletişim
HABERLER
• Etkinlik • Avm • Favori Oteller • Kahvaltı Mekanları • Steakhouse • Favori Mekanlar • Eğitim • Vitrin
MEKANLAR
• Türk Mutfağı • Steakhouse • Belçika • Pizzacılar • Mantıcılar • Çay Bahçesi • Dondurmacı • Fırın
CHEFLER
• Chef Dr. Yılmaz Seçim • Chef Mehmet Kudat • Chef Diler Terzi • Chef Ahmet Tunçay • Chef Emre Öztop • Chef Yılmaz Almaz • Chef Ömer Afacan • Chef Rukiye Akdemir
YAZARLAR
• Noyan Tulu / Mekan Yazarı • Ayşegül Binici / Lezzet Gezgini • Sevda Erdoğmuş / Gıda Mühendisi • Fırat Alagöz / Lezzet Gezgini • Ahmet Temürtürkan / Mekan Yazarı • Oya Emerk • Ayşen Tosun / Mekan Yazarı • Ceyhun Kizen / Mekan Yazarı