Üye Girişi Üye Ol
Favori Lezzetler
MEKANLAR YAZARLAR CHEFLER & BLOGGERLAR HABERLER

Dr. Yılmaz Seçim / Mekan Yazarı

Yemek Kültürünün Tarihsel Gelişimi..
7 Haziran 2018 Perşembe

İnsanoğlu ve yemek arasındaki ilişki Leyla ile mecnun, Ferhat ile şirin gibi bir aşk olarak düşünülmelidir. Bir canlı hayatını devam ettirebilmek için mutlaka gıdaya ihtiyaç duyar. İnsanların beslenme serüveninin orman bitkileri ve meyveleriyle başladığı varsayılmaktadır. Meyve ve bitkileri içgüdüleriyle ya da hayvanların yediği bitkileri saptayarak buldukları düşünülmektedir. Tek tanrılı dinlere ait kutsal kitaplarda anlatılanlara göre insanın yiyecek ve içecekle tanışması yaradılışının 6. Gününde olmuştur. Gerçek anlamda yemek pişirme sanatının temellerinin Mezopotamya'da atıldığı bilinmektedir. Zaman içerisinde bu mutfak, Anadolu ve Çin mutfağı olarak ayrılmıştır. Çin mutfağı Japon mutfağını- Anadolu mutfağı da Mısır mutfağını geliştirmiştir. Mısır mutfağının da (Grek) Eski Yunan mutfağını etkisi altına aldığı bilinmektedir. Grek mutfağı da böylece Roma mutfağını etkilemiş ve derken bundan Fransız mutfağı etkilenmiş ve sonrasında da Fransız mutfağı İngiliz mutfağına ilham kaynağı olmuştur. Bütün bu etkileşimler sonucunda, milletlerin kendi benliklerini yansıtan mutfak kültürleri meydana gelmiştir.

“İnsanın hem et hem otla beslenmesinin nedeni başka bir tercihi olmamasıdır. Bu bir zevk meselesi değildir” der bir düşünür. İnsanoğlu varoluşundan bu yana yaşamını sürdürebilmek için, yemek yemenin bir zorunluluk olduğu gerçeğini koşullar karşısında keşfetmiş; böylece et ve ot hayatının vazgeçilmez besin kaynakları haline gelmiştir. Yeme kavramının oluşması da klişe bir soru haline dönüşmüş olan “yemek için mi yaşamalı, yaşamak için mi yemeli” felsefesini insanın karşısına çıkarmaktadır. Oysaki yemek kavramı evrenselleşip anlamı derinleştikçe, bu felsefenin geçmişte daha fazla önem arz eden bir konu olduğu ve şimdilerde daha farklı soruların kafaları kurcaladığı söylenebilir. İlk çağ dönemi, insanın yaşamak için yediği ve hatta ne yediğini bilmeksizin sadece yaşama amacıyla yediği zamanlardır. Eti pişirme gibi bir yöntem ateş bulunmadan önce keşfedilmediği için, etin yumuşaması için bekletildiği de bilinmektedir. O nedenle anılan dönem “kötü” yemeklerin bile önceleri başka tercih olmaksızın yenildiği ilkel bir zaman dilimidir. İnsanın etobur hayvanı veya otobur hayvanı yemeyi tercih sebebi yapmadığı, koşullar doğrultusunda evcilleştirilebildiği için otobur hayvanın yenmesi muhtemel hayvan olduğu da kabul edilen bir gerçekliktir. O nedenle etoburlar avlansa dahi yenmeyen hayvanlar olarak kabul görmüş ve bu hayvanlar zamanla derisinden vs. yararlanılarak farklı amaçlarda kullanılmaya başlanmıştır.

Ateşin bulunması sonucu, insanlar yemeklerini pişirerek beslenmeye; lezzeti arttırma ve çiğnemeyi kolaylaştırma amaçlı çeşitli yöntemler aramaya başlamışlardır. Yabani bitkileri ehlileştirerek üretip, üretilen bitkileri de saklama yoluna gitmişlerdir. Bitkilerden yararlanıldıkça, ekip-biçme faaliyetleri ve toplayıcılık faaliyetleri de avcılığın yanı sıra ortaya çıkmıştır. Böylece et ağırlıklı beslenmeden öte, ot ağırlıklı beslenme şekli artarak, bütün bunlara bağlı olarak yemek türleri ve biçimleri gelişim göstermiştir. Medeniyetin temelleri atıldıkça, ateşle beraber ilerlemeye başlamış olan pişirme yöntemleri beraberinde, önceleri hayvanların kemiklerinden-kabuklarından üretilen ve zamanla maden işlenmesiyle metal kaplara dönüşen kap kacakların kullanımını gündeme getirmiş ve böylece mutfak düşüncesinin ilkel çağlarda oluşum göstermeye başladığı belirlenmiştir.  

Tarihte ilk yemek tariflerinin M.Ö. I.y.y ile M.S. III. y.y arasında yaşamış yemek meraklıları Latin Apicius'lar tarafından ortaya çıktığı düşünülmektedir. Ayrıca Mezopotamya arkeologları tarafından, M.Ö. 1700'e ait yemek tarifi niteliğinde çivi yazısıyla yazılmış kil tabletlere rastlanmaktadır. IX. y.y rölyefleri de bir yemeğin hazırlanışında, hayvanın kesimi ayıklanması, fırında ekmek pişirme, bir yemeğin odun ya da kömür ateşinde pişirilmesi, yemeğin son şeklini alıp kap kacağa konması aşamasına değin çeşitli şekillerde rölyeflerde resimlerle anlatılmıştır. Ticaretin gelişmesiyle beraber insanlarda hazır yemeğe karşı bir talep meydana gelmiştir. Oluşan talebi karşılama amaçlı, başta Avrupa’da olmak üzere, tüm dünyada yiyecek içecek hizmeti sunan Han ve Kervansaray adında konaklama tesisleri açılmıştır. Orta Çağ döneminde “Aristokrasi” yiyecek ve içecek hizmetlerinin gelişmesinde fazlasıyla etkili olmuştur. Bu dönemde zengin derebeylerinin düzenledikleri ziyafet organizasyonları, yemek yemenin zenginler için bir lüks haline dönüşmesini sağlamıştır. Bu yazımızdan da anlaşılacağı üzere mutfak ve yemek kültürü tarih boyunca bir gelişim göstermiştir. Tarih boyunca devam eden bu gelişim günümüzde halen gelişimini devam ettirmektedir. Günümüzde mutfaklar çeşitlenerek füzyon mutfak, moleküler mutfak gibi birçok farklı isim almıştır.

                                                          

KAYNAKLAR

  • -Belge M, 2008. Tarih Boyunca Yemek     
  •  Kültürü, İletişim Yayıncılık, 10. baskı, İstanbul
  • -Ciğerim N, 2001. Türk Mutfak Kültürü
  •  Üzerine Araştırmalar: Batı ve Türk Mutfağı'nın
  • Gelişimi, Etkileşimi ve Yiyecek İçecek
  • Hizmetlerinde Türk Mutfağının Yerine Bir Bakış,
  • Yayın 28, Ankara.
  • -Foster D, 1992. Food and Beverage:
  • Operations Methods and Cost Controls,
  • McMillan/Mc Graq-Hill, Westerville
  • -Fumey G, Etcheverria O, 2007a  Dünya   Mutfakları Atlası,
  • -Fumey G, Etcheverria O. 2007b Dünya
  • Mutfakları Atlası : Asurlularda İlk Yemekler,
  • NTV yayınları
  • -Gürsoy, D 2014. Deniz Gürsoy’un
  •  Gastronomi Tarihi, Oğlak Yayıncılık, Birinci
  • Basım, ISBN 978-329-887-2 İstanbul

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
MEKANLAR
YAZARLAR
FACEBOOK'TA FAVORİ LEZZETLER
CHEFLER
BLOGGERLAR
TWITTER'DA FAVORİ LEZZETLER
Favori Lezzetler • Hakkımızda • Künye • Reklam • İletişim
HABERLER
• Etkinlik • Avm • Favori Oteller • Kahvaltı Mekanları • Steakhouse • Favori Mekanlar • Eğitim • Vitrin
MEKANLAR
• Türk Mutfağı • Steakhouse • Belçika • Pizzacılar • Mantıcılar • Çay Bahçesi • Dondurmacı • Fırın
CHEFLER
• Chef Emre Öztop • Chef Mehmet Kudat • Chef Yılmaz Almaz • Chef Ömer Afacan • Chef Rukiye Akdemir • Chef Diler Terzi • Chef Dr. Yılmaz Seçim • Chef Seda Çınar
YAZARLAR
• Ayça Tosuner / Mekan Yazarı • Ahmet Temürtürkan / Mekan Yazarı • Merve Uçan / Lezzet Gezgini • Ayşegül Binici / Lezzet Gezgini • Ceyhun Kizen / Mekan Yazarı • Hande Azap / Lezzet Gezgini • Hafize Uncuoğlu / Lezzet Gezgini • Büşra Kahveci Rodoplu / Mekan Yazarı